Ulusal Kinesyoloji Dergisi https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd <p data-start="83" data-end="213">Ulusal Kinesyoloji Dergisi, 2026 yılı itibarıyla yayın hayatına <strong data-start="147" data-end="184">yeni dergi adı ve yeni web sitesi</strong> üzerinden devam edecektir.</p> <p data-start="215" data-end="427">Bu tarihten itibaren dergi; <a href="https://movscijournal.com/index.php/pub/index"><strong data-start="243" data-end="318">Spor &amp; Hareket Bilimleri Dergisi / Journal of Sport &amp; Movement Sciences</strong></a> adıyla, yayın politikaları, etik ilkeleri ve bilimsel standartları korunarak faaliyetlerini sürdürecektir.</p> <p data-start="429" data-end="660">Mevcut kullanıcılar, <strong data-start="450" data-end="518">aynı kullanıcı bilgileriyle yeni sisteme giriş yapabileceklerdir</strong>. Giriş sırasında şifre hatası yaşayan kullanıcıların, <strong data-start="573" data-end="594">“Şifremi Unuttum”</strong> seçeneği üzerinden şifre yenileme işlemi yapmaları gerekmektedir.</p> <p data-start="258" data-end="473"><strong><a href="https://movscijournal.com/index.php/pub/index">movscijournal.com</a></strong></p> Ulusal Kinesyoloji tr-TR Ulusal Kinesyoloji Dergisi 2757-6566 Spor bilimleri öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıkları ve akademik başarı arasındaki ilişki https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/131 <p>Bu araştırmanın amacı; spor bbmleri öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıkları ve akademik başarı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini Yozgat Bozok Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi’nde eğitim-öğretim hayatına devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Yozgat Bozok Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi’nde eğitim-öğretim hayatına devam eden ve Google Forms yoluyla oluşturulan çevrimiçi anket formuna gönüllü olarak katılım sağlayan 301 öğrenci oluşturmaktadır. Spor bilimleri öğrencilerinin özelliklerine ilişkin bilgiler “Kişisel Bilgi Formu” ile elde edilmiştir. Spor bilimleri öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıklarının akademik başarıya etkisini belirlemeye yönelik “Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği” kullanılmıştır. Demografik özelliklere ilişkin frekans ve yüzde analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde; veriler normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle veri analizlerinde parapetrik testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. Spor bilimleri öğrencilerinin sosyal medya bağımlılıklarının akademik başarıya etkisine bakıldığında; cinsiyet, sınıf, sosyal medyayı günde ortalama ne kadar kullanıyorsunuz ve not ortalamanız değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p&lt;0,05). Bölüm değişkeninde ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p&gt;0.05). Sonuç olarak; Spor bilimleri öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal medyada harcanan vakit arttıkça hem sosyal medya bağımlılığı artmakta hem de akademik başarıyı olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir. Bu nedenle öğrencileri sosyal medyadan uzak tutabilecek sosyal aktivitelerin yapılması ve sosyal medya kullanımı ile ilgili öğrencilerin bilinçlendirilmesi önerilmektedir.</p> Berzan Şimşek Yalçın Dalay Kübra Eflatun Alpaslan Kartal Telif Hakkı (c) 2025 Berzan Şimşek- Yalçın Dalay- Kübra Eflatun- Alpaslan Kartal https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-08-19 2025-08-19 6 2 68 75 Akademisyenlerde yapay zekâ kaygısının yaşam tatminlerine etkisinin incelenmesi https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/169 <p>Bu çalışma ile Akademisyenlerde yapay zekâ kaygısının yaşam tatminlerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Akdeniz bölgesindeki dört üniversiteden (Süleyman Demirel Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi ve Mersin Üniversitesi) toplamda 323 akademisyen ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar arasında 94 kadın ve 229 erkek bulunmaktadır. Veri toplama araçları olarak, Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği, Yaşam Tatmini Ölçeği ve kişisel bilgi formuna yer verilmiştir. Elde edilen verilerin varyans ve homojenlikleri test edilmiş olup ikili karşılaştırmalar için independent samples t-test , çoklu karşılaştırmalar için one-way anova, farklılık kaynağının belirlenmesinde Tukey HSD testi ve etki büyüklüğünü belirlemek için basit doğrusal regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. İstatistiksel analiz ve yorumlamalarda p &lt; 0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır<strong>. </strong>Cinsiyet ve akademik kıdeme göre YZ kaygısı ve yaşam tatmini düzeylerinde anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ancak akademik unvana göre YZ kaygısı düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Ayrıca, YZ kaygısının yaşam tatmini üzerinde anlamlı bir olumsuz etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, akademik ortamlarda YZ ile ilgili kaygıların ele alınmasının, akademisyenlerin yaşam tatmini ve genel iyilik halleri üzerinde olumlu etkiler yaratabileceği düşünülmektedir.</p> Reha Bozgüney Hulusi Alp Telif Hakkı (c) 2025 Reha Bozgüney- Hulusi Alp https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-08-25 2025-08-25 6 2 76 85 Davranışsal bağımlılık ölçeği’nin (DBÖ) tasarımı, geliştirilmesi ve doğrulanması https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/174 <p>Ekstrem sporlarda bağımlılık ve motivasyon kavramları, Rakip Süreç Teorisi çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu teori, birçok birey için rahatsız edici deneyimlerin nasıl ödüllendirici hale gelebileceğini açıklamaya çalışır. Bu doğrultuda, çalışmada Rakip Süreç Teorisi temel alınarak yeni bir ölçüm aracı geliştirilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın yürütülmesinde ve istatistiksel analizlerin gerçekleştirilmesinde on aşamalı bir süreç izlenmiştir. İki ayrı örneklem grubundan veri toplanmıştır: Birinci grup 605, ikinci grup ise 200 katılımcıdan oluşmakta olup, toplamda 925 ekstrem spor katılımcısıyla çalışma gerçekleştirilmiştir. Madde analizleri üç farklı yöntemle yapılmış ve maddelerin ayırt edicilik gücünün yüksek olduğu saptanmıştır. Ana Eksen Faktörleme yöntemi ile Promax döndürme tekniği kullanılarak yapılan faktör analizi sonucunda, toplam varyansın %68.22’sini açıklayan, 12 maddeden oluşan üç faktörlü bir yapı ortaya konmuştur. Elde edilen yapının geçerliliğini test etmek amacıyla birinci ve ikinci düzey Doğrulayıcı Faktör Analizleri uygulanmıştır. Her iki düzeyde de elde edilen uyum indekslerinin, literatürde belirtilen kabul edilebilir sınırlarla tutarlı olduğu belirlenmiştir. Ölçüm aracının birleşik ve ayrışım geçerliliğini değerlendirmek amacıyla AVE, CR, √AVE değerleri ile faktörler arası korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Bu analizler sonucunda, ölçüm modelindeki her bir alt boyutun farklı bir yapıyı temsil ettiği ve geçerlilik koşullarını sağladığı ortaya konmuştur. Ölçüm güvenirliğine yönelik olarak, her iki gruba ait Cronbach Alfa katsayıları hesaplanmış ve her iki örneklem grubunda da yüksek düzeyde güvenilirliğe ulaşıldığı görülmüştür. Zemin ve tavan etkilerine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, ölçüm aracıyla elde edilen verilerde bu tür etkilerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu araştırma kapsamında geliştirilen Davranışsal Bağımlılık Ölçeği’nin (DBÖ), 12 maddeden ve üç faktörden oluşan yapısı ile ekstrem spor bağlamında geçerli ve güvenilir ölçümler sağlayan bir araç olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</p> Özge Yavaş Melike Esentaş Deveci Telif Hakkı (c) 2025 Özge Yavaş- Melike Esentaş Deveci https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-09-07 2025-09-07 6 2 86 98 The effect of four-week strength, speed, and endurance training on some blood parameters in amateur soccer players https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/192 <p>This study aimed to determine the effects of four-week strength, speed, and endurance training on some biochemical parameters and hormone levels in regional amateur league soccer players. Eighteen male soccer players (age: 21.72±1.81) playing in the regional amateur league during the 2023-2024 Turkish Football Federation football season participated voluntarily. The players were divided into two groups: experimental (9) and control (9) using simple random sampling. The players in the experimental group underwent strength, speed, and endurance training in addition to basic soccer training for four weeks during the competition period, while the players in the control group only underwent routine soccer training. Blood samples were collected from the players before and after the four-week training sessions and analyzed in a laboratory setting. The SPSS software was used for statistical analysis of the data. A paired samples t-test was used to analyze normally distributed data. According to the research findings, a significant difference was found in the LDL cholesterol and creatinine parameters between the pre-test and post-test values of the football players in the experimental group, and in the calcium parameter in the football players in th e control group (p˂0.05). In conclusion, it was determined that four weeks of strength, speed, and endurance training applied to regional amateur league football players reduced LDL cholesterol and creatinine levels.</p> Sedat Okut M. Fatih Bilici Telif Hakkı (c) 2025 Sedat Okut- M. Fatih Bilici https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-09-07 2025-09-07 6 2 99 108 Genç futbolcularda sürat, çeviklik ve tepki süresi arasındaki ilişki https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/181 <p>Bu araştırmanın amacı; U14 futbol oyucularının çeviklik, sürat ve görsel tepki süreleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya yaşları 14,00 ± 0,00 yıl, boy uzunlukları 156,100 ± 7,159 cm ve vücut ağırlığı 47,100 ± 8,09 olan toplam 20 erkek futbol oyuncusu gönüllü olarak dahil edildi. Katılımcıların çeviklik, sürat ve görsel tepki süreleri değerlendirilmiştir. Çeviklik ölçümü, “Pro Agility” olarak bilinen 20 yardlık (18,29 m) koşu testi ile gerçekleştirilmiştir. Bu test sırasında sporcuların performansları, Fusion Smart sistemine entegre fotoseller aracılığıyla kaydedilmiştir. Görsel tepki süresi ölçümünde ise katılımcılar, 180°’lik bir yarım daire biçiminde yerleştirilmiş ışık disklerinin karşısında konumlandırılmıştır. Işıklar, yarım daire boyunca 45°’lik aralıklarla dizilmiş olup; katılımcıların ayak uzunlukları göz önünde bulundurularak 1’den 5’e kadar numaralandırılmış olan ışık mesafeleri bireysel olarak ayarlanmıştır. Sürat testi, 5 m, 10 m, 20 m ve 30 m mesafeleri kapsayacak şekilde tasarlanmış; başlangıç ve bitiş noktalarına yerleştirilen Fusion Smart markalı fotosel sistemi kullanılarak ölçümler gerçekleştirilmiştir. Futbol oyuncularının tepki süresi ile çeviklik (p=0,648) 5 m (p=0,17) 10 m (p=0,776) 20 m (0,554) ve 30 m (p= 0,243) sürat testleri ile ilişki olmadığı belirlendi (p&gt;; 0,05). Çeviklik testinin 10 m (p= 0,046) 20 m (p=0,013), ve 30 m (p=0,001) sürat testleri ile güçlü pozitif ilişki olduğu belirlendi (p&lt;;0,05). Ayrıca 5 m ve 10 m (p= 0,010) sürat performanslarında orta düzeyde ilişki olduğu saptandı. Son olarak 20 m ve 30 m , (p= 0.000) sürat performanslarında da güçlü bir ilişki olduğu tespit edildi. Sonuç olarak; Futbol oyuncularının çeviklik ve 10 m, 20 m, 30 m sürat testi arasında güçlü bir ilişki olduğu, ayrıca 5 m,10 m ve 20 m- 30 m sürat testlerinde de ilişki olduğu tespit edildi.</p> Ramazan Göğebakan Abdullah Arguz Selver Say Nurtekin Erkmen Telif Hakkı (c) 2025 Ramazan Göğebakan- Abdullah Arguz- Selver Say- Nurtekin Erkmen https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-09-07 2025-09-07 6 2 109 115 Batman il merkezinde fitness egzersizi yapan 18-40 yaş arası erkek bireylerin ergojenik yardımcı kullanımında sosyal medya görüşlerinin ve bilgi düzeylerinin incelenmesi https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/175 <p>Bu çalışma, fitness egzersizi yapan 18-40 yaş arası erkek bireylerin ergojenik yardımcı kullanımında sosyal medya görüşlerinin ve bilgi düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmayı destekleyecek ayrıntılı bir literatür taraması yapılmıştır. Mevcut çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını Batman il merkezinde farklı fitness merkezlerine üye 18-40 yaş arası 10 gönüllü erkek birey oluşturmuştur. Çalışmada, veri toplamayla ilgili olarak ‘‘yarı yapılandırılmış görüşme’’ yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde, betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Görüşmeler esnasında kayıt altına alınan veriler irdelenerek çeşitli kodlara ulaşılmış, mevcut kodlar farklı temalar altında sınıflandırılmıştır. Batman il merkezinde fitness egzersizi yapan 18-40 yaş arası erkek bireylerin ergojenik yardımcı kullanımında sosyal medya görüşlerinin ve bilgi düzeylerinin incelenmesi 4 ana tema altında sunulmuştur. Bu temalar ise fitness, ergojenik yardımcı, sosyal medya, fitness ve sosyal medya etkileşimi olarak alt boyutlarıyla birlikte verilmiştir. Çalışmamız sonucunda katılımcıların fitness egzersizlerine verdikleri anlamların, fitness egzersizlerine başlama amaçları için öznel motivasyonlar oluşturduğu belirlenmiştir. Katılımcıların ergojenik yardımcılar için başvurdukları bilgi kaynaklarının en başında sosyal medya gelmiştir. Bu bağlamda bilgi düzeyleri kısmen yeterli görülmüş, katılımcıların ergojenik yardımcı kullanımında profesyonel destek almadıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte sosyal medyanın bireylerde fitness için motivasyon kaynağı olduğu ve ürün tercihlerinde içerik üreticilerinden faydalandıkları belirlenmiştir. Aynı zamanda sosyal medya kullanmayan bireylerde ergojenik yardımcıları da kullanmama durumları tespit edilmiştir.</p> M. Yasin Arıkan Zühal Kılınç Telif Hakkı (c) 2025 M. Yasin Arıkan- Zühal Kılınç https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-09-23 2025-09-23 6 2 116 129 Erkek hentbolcularda antropometrik ve motorik özelliklerin sıçrayarak atış hızı üzerindeki yordayıcı rolü https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/178 <p>Bu araştırmanın amacı, genç erkek hentbolcularda sıçrayarak atış top hızı ile çeşitli antropometrik ve motorik özellikler arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma grubunu, yaş ortalaması 18,85 ± 0,36 yıl olan 14 elit düzeyde erkek hentbolcu oluşturmaktadır. Katılımcıların antropometrik özellikleri kapsamında boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi (VKİ), kulaç uzunluğu, büst uzunluğu, el uzunluğu ve el genişliği ölçülmüştür. Motorik kapasiteler ise bacak kuvveti, çabukluk, reaksiyon zamanı, esneklik, kavrama kuvveti ve sürat değişkenleriyle değerlendirilmiştir. Performans göstergesi olarak kullanılan sıçrayarak atış top hızı, radar hız ölçüm cihazı aracılığıyla doğru ve güvenilir bir şekilde belirlenmiştir.Verilerin analizinde Pearson korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Korelasyon analizleri sonucunda, sıçrayarak atış top hızı ile kulaç uzunluğu (r = 0.674; p = 0.008), çabukluk (r = 0.604; p = 0.022), reaksiyon zamanı (r = –0.672; p = 0.008), esneklik (r = 0.567; p = 0.034) ve kavrama kuvveti (r = 0.568; p = 0.034) arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Regresyon analizi sonuçlarına göre, sıçrayarak atış top hızının anlamlı yordayıcıları; kulaç uzunluğu (β = 0.492; p = 0.050), çabukluk (β = –0.568; p = 0.021), reaksiyon zamanı (β = –0.438; p = 0.039) ve esneklik (β = 0.567; p = 0.027) olarak belirlenmiştir. Kurulan regresyon modeli, varyansın %64,2’sini açıklamaktadır (R² = 0.642; F(4,9) = 8.982; p = 0.001). Elde edilen bulgular, sıçrayarak atış top hızının artırılmasında yalnızca teknik becerilerin değil, bu becerilere temel oluşturan antropometrik ve motorik özelliklerin de belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle, antrenman programlarının çabukluk, esneklik ve reaksiyon zamanı gibi motorik özellikleri geliştirmeye yönelik olarak yapılandırılması önerilmektedir.</p> Ahmet Nusret Bulgurcuoğlu Ramazan Sanlav Telif Hakkı (c) 2025 Ahmet Nusret Bulgurcuoğlu- Ramazan Sanlav https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-09-24 2025-09-24 6 2 130 139 The acute effects of foam rolling and dynamic stretching protocols on stroke speed performance in adolescent female tennis players https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/184 <p>The aim of this study was to investigate and compare the acute effects of foam rolling and dynamic stretching protocols on the stroke speed performance (forehand, backhand, and serve) of adolescent female tennis players. Ten adolescent female tennis players aged 10–13 years, with 3–4 years of playing experience, voluntarily participated in the study at a tennis club in Ankara. Participants had a mean age of 11.50 ± 1.08 years, mean height of 150.50 ± 6.12 cm, mean weight of 41.10 ± 6.66 kg, and an average tennis training background of 3.20 ± 0.42 years. After completing a general tennis-specific warm-up, participants were randomly divided into two groups. The first group performed 8 minutes of dynamic stretching, while the second group performed 8 minutes of foam rolling. Stroke speeds (forehand, backhand, and serve) were measured using a radar gun following each protocol. After a 48-hour recovery period, a crossover design was implemented and the protocols were repeated with the groups switched. Data were analyzed using SPSS software, and paired sample t-tests were used for comparisons. Following the dynamic stretching protocol, mean forehand speed was 80.00±8.60 km/h, backhand speed was 75.60±11.84 km/h, and serve speed was 80.10±16.87 km/h. After foam rolling, forehand speed was 78.30±14.05 km/h, backhand speed was 75.00±12.18 km/h, and serve speed was 80.60 ±15.43 km/h. No statistically significant differences were found between the two protocols in any of the stroke speed measurements (p&gt;0.05). The results indicate that neither foam rolling nor dynamic stretching provides a significant acute advantage in improving stroke speed performance in adolescent female tennis players. However, both methods can be considered effective components of a warm-up routine.</p> Neslihan Sak Ali Tatlıcı Telif Hakkı (c) 2025 Neslihan Sak- Ali Tatlıcı https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-09-24 2025-09-24 6 2 140 145 Aktif spor yapan lise öğrencilerinin fiziksel aktiviteye yönelik tutumlarının bazı demografik değişkenlere göre incelenmesi https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/193 <p>Bu araştırmanın amacı, aktif spor yapan lise öğrencilerinin fiziksel aktiviteye yönelik tutumlarını belirlemek ve bu tutumların cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, spor branşı ve spor yapma süresi gibi değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Araştırmanın evrenini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Yozgat ilinde öğrenim gören lise öğrencileri; örneklemini ise kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen ve aktif olarak spor yapan 387 gönüllü öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, fiziksel aktiviteye yönelik tutum ölçeği ve demografik bilgi formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimleyici istatistiklerin yanı sıra bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, öğrencilerin fiziksel aktiviteye yönelik tutumlarının genel olarak orta-üst düzeyde olumlu olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkenine göre yalnızca “sağlık” boyutunda erkek öğrenciler lehine anlamlı fark bulunurken, okul türüne göre “sosyal duygular” ve “toplam tutum” puanlarında özel okul öğrencileri lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Sınıf düzeyi, spor branşı ve spor yapma süresi değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Araştırma sonucunda, öğrencilerin fiziksel aktiviteye yönelik olumlu tutumlarının geliştirilmesi için özellikle ekipman kullanımı, sağlık farkındalığı ve sosyal duygulara yönelik eğitici ve destekleyici çalışmalar yapılması önerilmiştir.</p> Fatih Akgül Mehmet Yıldırım Telif Hakkı (c) 2025 Fatih Akgül- Mehmet Yıldırım https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-10-07 2025-10-07 6 2 146 156 The influence of respiratory muscle strength on the isocapnic buffering phase in elite orienteering athletes https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/190 <p style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify;">This study aims to investigate the effect of respiratory muscle strength on the isocapnic buffering phase (IBP) in elite orienteering athletes. Orienteering is a sport that requires both physical endurance and mental focus. It demands high performance on varied terrains, and therefore, athletes are expected to have well-developed aerobic and anaerobic systems as well as respiratory functions. In the study, data on maximal inspiratory pressure (MIP), maximal expiratory pressure (MEP), and gas exchange variables from 20 elite male athletes were analyzed. The IBP was evaluated through parameters such as the ventilatory threshold (VT) and the respiratory compensation point (RCP). The IBP represents the period between the VT and the RCP, during which the body balances metabolic acidosis. According to the findings, MIP and MEP values had a significant effect on VCO<sub>₂</sub> production at VT and RCP. However, the same relationship was not observed for maximal oxygen consumption (VO<sub>₂max </sub>) and the IBP area. Nonetheless, a borderline significant relationship was found between MIP and the IBP phase (p&lt; 0.055), suggesting a potential tendency that may become significant in studies with larger sample sizes.</p> Tuğba Cin Banu Kabak Gökhan Deliceoğlu Yaşar Tunç Telif Hakkı (c) 2025 Tuğba Cin- Banu Kabak- Gökhan Deliceoğlu- Yaşar Tunç https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-11-24 2025-11-24 6 2 163 170 Sakroiliak- İliosakral disfonksiyonlarının, vücut ağırlık merkezi üzerindeki etkileri https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/200 <p>Bu çalışmanın amacı, Sakroiliak eklem disfonksiyonu (SİED) ile vücut ağırlık merkezi (VAM) arasındaki ilişkiyi multidisipliner bir bakışla incelemek ve Çift Terazi Testi’nin (ÇTT) erken tanıdaki etkinliğini değerlendirmektir. Çalışma, 20–65 yaş aralığındaki 201 katılımcıyla yürütülmüş ve SİED tanısı, yedi provokasyon testinden en az üçünün pozitif olmasıyla belirlenmiştir. VAM bozulmaları, postür analiz cetveli ve ÇTT ile değerlendirilmiştir. Veriler IBM SPSS 27 kullanılarak analiz edilmiş; normallik testleri, Mann-Whitney U ve Ki-Kare testleri %95 güven aralığıyla uygulanmıştır. Sonuçlar, SİED ile VAM bozulmaları arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir (p&lt;0,05). Kadın katılımcılar hem SİED prevalansı hem de VAM sapmaları açısından erkeklere göre daha yüksek oranlar sergilemiştir. Ağrı süresi beş yılın altında olanlarda VAM bozulması daha düşük bulunmuş; ayrıca VKİ, yorgunluk düzeyi ve Oswestry skorları SİED ile doğrusal ilişki göstermiştir. Elde edilen bulgular, SİED’nin yalnızca lokal bir eklem patolojisi değil, sistemik bir postüral bozukluk olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kadınlarda daha yüksek SİED görülme oranı; pelvik anatomi, hormonal etkiler ve gebelik öyküsü gibi cinsiyete özgü faktörlerle ilişkili olabilir. Gelecek araştırmaların, ÇTT’nin farklı popülasyonlarda geçerliliğini test etmesi, erken müdahalelerin uzun dönem etkilerini incelemesi ve biyomekanik modellemelerle VAM sapmalarının dinamik sonuçlarını değerlendirmesi önerilmektedir. Bulgular, fizyoterapi yaklaşımlarından cerrahi karar süreçlerine kadar geniş bir klinik uygulama alanına katkı sağlayabilir.</p> Erdal Taşgın Burak Parlak M.Orhun Dayan Telif Hakkı (c) 2025 Erdal Taşgın; Burak Parlak- M.Orhun Dayan https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-11-01 2025-11-01 6 2 171 179 Investigating the relationship between social media addiction and fair play behaviors among middle school students https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/204 <p>The aim of this study is to examine the relationship between social media addiction and fair play behaviors among middle school students. The research population consists of students studying in schools affiliated with the Ministry of National Education during the 2023–2024 academic year, and the sample includes 686 volunteer middle school students (357 female, 329 male) in the province of Batman. A quantitative survey design was employed in the study. Data were collected using a personal information form, the “Social Media Addiction Scale for Adolescents” developed by Özgenel et al. (2019), and the “Frequency of Exhibiting Fair Play Behaviors Scale,” originally developed by Efe (2006) and updated by Temel et al. (2021) in accordance with the current curriculum. Descriptive statistics such as arithmetic mean, standard deviation, frequency, and percentage distributions were analyzed. Normality tests indicated that the data were normally distributed. Accordingly, independent samples t-tests were applied for binary comparisons, and one-way ANOVA was used for comparisons involving three or more groups. Depending on variance homogeneity, Tamhane’s or Scheffe’s tests were utilized as Post-Hoc procedures. Additionally, correlation and regression analyses were performed to investigate relational patterns. The analysis results revealed a significant difference in social media addiction levels according to gender, with male students showing higher scores. No significant differences were identified based on grade level, parental education, type of sport, or the presence of an athlete license. For fair play behaviors, significant differences emerged according to gender, grade level, sport type, and athlete license variables. Although parental education level showed no significant difference in total fair play scores, significant differences were found in the negative behavior and rival sub-dimensions. Correlation results showed no significant relationship between social media addiction and fair play behaviors. Overall, middle school students demonstrated low levels of social media addiction and moderate levels of fair play behavior.</p> Azize Buse Güneş Sıtkı Özbek Telif Hakkı (c) 2025 Azize Buse Güneş- Sıtkı Özbek https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-11-03 2025-11-03 6 2 180 191 The effect of core exercises applied to 9-12 year old football players on biomotor characteristics https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/201 <p>The aim of this research is to examine the effects of core exercises applied to 9-12 year old football players on biomotor parameters such as strength, speed, flexibility, endurance and agility. Thirty volunteer male athletes receiving football training at the Bitlis Güroymak Youth Services and Sports District Directorate participated in the study. The study consisted of two groups (football+control group n=15 and football+core training group n=15). Both study groups continued their football training, but the study group also completed a core exercise program three days a week for eight weeks. To measure the participants' biomotor characteristics, sit-reach-reach, vertical jump, Illinois agility, 20 m sprint, 30 sec sit-ups, 30 sec push-ups, right and left hand grip strength, 20 m shuttle run tests were applied as pre-test and post-test. SPSS program was used to statistically analyze the data obtained as a result of the research. The Shapiro-Wilk test was used to test for normality, and the Levene test was used to test for homogeneity. Skewness and kurtosis values ​​were checked for data sets that did not show a normal distribution, and data sets with a value within ±2 were considered to have a normal distribution. Two-way analysis of variance (2x2) was applied to analyze differences between treatments for repeated measurements. Post hoc analysis used the Tukey test. Statistical results were evaluated at p&lt;0.05 significance levels. Based on the pre- and post-test results of the football+control and football + core groups, statistically significant differences were found between the groups in the vertical jump, 30-second sit-up test, 30-second push-up test, 20-meter sprint test, and Illinois agility test. In conclusion, it was determined that core exercises applied to soccer players positively affect vertical jump, 30-second sit-ups, 30-second push-ups, 20-meter sprint, and Illinois agility performance.</p> Vefa Sinecen Fatma Beyza Bilgiç Murat Bilgiç Telif Hakkı (c) 2025 Vefa Sinecen- Fatma Beyza Bilgiç- Murat Bilgiç https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-12-11 2025-12-11 6 2 192 199 Sporcularda kas zorlanmalarını önleme stratejileri: Literatür tabanlı derleme https://www.turkishkinesiology.com/index.php/ukd/article/view/179 <p>Kas zorlanmaları, özellikle yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite gerektiren sporlarda, sporcuların antrenman ile müsabakalara katılım sürekliliğini ve performansını olumsuz etkileyen, takımlar ve bireylerde maddi ve mental yük oluşturan çok önemli bir klinik sorundur. Bu tür yaralanmalar; kas-tendon ünitesinin aşırı yüklenmesi, yetersiz ısınma, nöromüsküler kontrol bozuklukları, aşırı yüklenme, yetersiz toparlanma ve biyomekanik dengesizlikler gibi çok faktörlü etiyolojik unsurlardan kaynaklanmaktadır. Alınacak önlemler ve yapılacak ölçümler bütüncül bir yaklaşımla uygulandığında, sporcularda kas yaralanmalarının görülme sıklığı belirgin şekilde azaltılabilir. Bu bağlamda, kanıta dayalı uygulamalarla desteklenen koruyucu müdahalelerin yapılandırılması, güncel spor hekimliği ve spor bilimlerinin odak alanlarından biridir. Bu çalışmanın amacı hem bireysel hem takım sporlarında en çok görülen yaralanmalardan olan kas zorlanmalarının daha oluşmadan önüne geçilmesiyle birlikte profesyonel takımlarda ve sporcularda yarattığı mental yük ve yüksek maliyeti önlemeye yardımcı olmaktır.</p> Galip Bilen Kürklü Cengiz Güler Sami Mengütay Telif Hakkı (c) 2025 Galip Bilen Kürklü- Cengiz Güler- Sami Mengütay https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0/ 2025-10-19 2025-10-19 6 2 157 162